11 EYLÜL 2019

Thomas Sycha ile 10 Soru.

Thomas Sycha ile 10 Soru.

Thomas Sycha, 1 Temmuz 2019’dan bu yana MINI’de Dış Tasarım Müdürü olarak görev yapıyor. Otomobiller ve farklı karakterleri, Polonya vatandaşı olan 55 yaşındaki Thomas Sycha’yı kendini bildi bileli büyülemiştir. Thomas Sycha’nın tasarıma ve otomobillere olan tutkusunun günlük çalışmasını nasıl etkilediğini, MINI'nin dış tasarımının gelecekte nasıl görünebileceği ve elektrikli mobilite, otonom sürüş ve bağlanabilirliğin tasarımı nasıl etkileyebileceğini öğrenmek için aşağıdaki röportajı okuyun.

1. Neden bir otomobil tasarımcısı oldunuz?

Kendimi bildim bileli her zaman bir şeyler çizerdim; karikaraçatür, evler, otomobiller... Özellikle otomobil tasarımının aktarabileceği çeşitli karakter ve ifade biçimlerinden çok etkilenirdim. Otomobil tasarımcılığı mesleğinin o dönemde henüz mevcut olmadığı Polonya'da büyüdüm. Bu nedenle önce mimarlık okuyarak başladım. Yaratıcı bir iş yapmak ve bir şey tasarlamak istiyordum. Tutkumu bir mesleğe dönüştürme arzumu hep korudum. O dönemde, Marcello Gandini'nin Bertone için yaptığı tasarımların resimlerini tesadüfen basında gördüm. Bunlar, 1970’li yıllara ait güçlü şekilde biçimlendirilmiş kama şekilli fütüristik otomobiller olan Fiat X 1/9 ve Autobianchi A112 Bertone Runabout’ın tasarımlarıydı ve Marcello Gandini bu otomobilleri son derece mimari bir perspektifle çizmişti. Genç bir mimarlık öğrencisi olarak aynı şeyi denedim ve yapmak istediğim şeyin bu olduğunu hemen anladım. Hangi üniversitelerde otomotiv tasarımı bölümleri olduğunu öğrendim. Çok fazla bölüm yoktu: Londra, Los Angeles ve Pforzheim. Pforzheim’ı seçtim ve buraya kabul edildim.

2. Size ilham veren nedir?

Hayali gelecekle karşılaştığımı hissettiğimde farklı deneyimlerden ve anlardan ilham alırım. Zaha Hadid'in Leipzig'deki BMW fabrikasını ilk ziyaret ettiğim zamanı buna bir örnek olarak verebilirim: Binanın yansıttığı dışavurumcu ifadeden ve duygudan çok etkilendim. İlk bakışta yalnızca betondan ibaret olsa da, bundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Duygu ve teknolojinin birleştirilebileceği bir geleceğin mümkün olduğuna dair bir beklenti veya umut içeriyor. Gerek tekneler, gerekse otomobiller veya diğer makineler gibi geçmişe ait teknik başyapıtların güzelliği de beni etkiliyor. Eski makine mühendisliği sanatını görünce hemen elime bir kalem alıp bir şeyler çizmek istiyorum. Eski bir Bugatti, benim için saf bir ilham kaynağıdır. Sürecin kendisi, yani çizim yapmanın kendisi gibi yeni bir şey yaratabilmek de benim için ilham verici. BMW Group’ta ve özellikle MINI için çok sayıda yaratıcı çalışmanın üretildiği bir ekipte çalışıyorum. Stüdyomuzun duvarlarındaki çizimler tek başına günlük bir ilham kaynağıdır.

3. Bundan beş yıl sonra zamanın ruhunu yakalayacak bir otomobil tasarımı yaratmanın sırrı nedir?

Bir otomobil tasarımcısı olarak, aslında yaptığınız iş açısından çevrenizden birkaç yıl ileride yaşamanız gerekir. Şu anda üzerinde çalıştığımız otomobiller markanın geleceğidir. Kendimize şu soruyu sormalıyız: Otomobil hangi karaktere sahip olmalı? Hayranlık uyandıran bir etkiyi nasıl yaratabiliriz? Ve estetik nedir? Estetik cazibe ve zevkin genellikle farklılıklarla gelişen bir sürecin parçası olduğunu görürüz. Daha sonra yeni, yenilikçi ve çığır açan olarak nitelendirilecek bu farklılıkları tam olarak yaratmak isteriz. Bunu yapabilmek deneyim ve yeteneğin bir araya gelmesini gerektirir. İşte MINI'de çizilmesi gereken şey budur.
10 SORUDA: CHRISTOPHER WEIL.

4. Size göre MINI'nin tipik özelliği nedir?

MINI'nin benim için iki yönü var: Bir yandan markanın tarihi ve İngiliz kökenleri ile güçlü bir bağlantısı var. Diğer yandan ise modern ve yenilikçi bir marka. Gördüğüm haliyle MINI kimliğini bu kadar büyüleyici kılan şey de tam olarak bu. MINI, sevilen, pozitif ve açık bir otomobil. Bu, sürücülerin ürünle doğrudan bir ilişki kurmasını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda, MINI kendinden emin ve bireysel bir duruşa sahip. Bana göre bu kombinasyon, otomobili ve markayı eşsiz kılıyor. Tabii ki, bu durum aynı zamanda doğal olarak yüksek müşteri beklentisi yaratıyor. Tasarım ekibi olarak, gelenek ve modernlik arasındaki boşluğu yeni yaşam tarzıyla özgün bir şekilde sürekli olarak doldurmayı görevimiz olarak görüyoruz.

5. MINI gelecekte nasıl görünecek?

Gelecek benim için pozitif bir şey. Hepimizi buraya getiren şey bu. Pek çok şey değişiyor ve sürekli değişim halinde: Bu konuda iyi tasarım amacıyla yararlanılabilecek harika fırsatlar görüyorum. MINI’nin değişmeye devam edecek çeşitli karakterleri var. Bütün bir MINI ailesi var. Her zaman ekleyebileceğimiz yeni şeyler olup olmadığını düşünüyoruz. MINI’nin sempatik ifadesini koruyacağına kesinlikle inanıyorum. Biraz abarttığımı düşünebilirsiniz ancak otonom sürüş özelliği olan bir kutu olsaydı bile MINI’de yolculuk deneyimi her zaman son derece kişisel ve sempatik olurdu. Bizim üzerinde çalıştığımız şey ise bunun alacağı şekil olurdu. MINI deneyimi, iyimserlikle dolu olmalı: MINI’nizi sabah tekrar gördüğünüzde, bunun hemen iyi bir gün olacağını hissedersiniz.
Daha spesifik olmak gerekirse, bana göre MINI yaygın dijitalleşme sürecine rağmen veya tam olarak bu nedenle kesinlikle gelecekte de duyulara hitap eden bir otomobil olmaya devam edecek. Bir MINI ile etkileşim kişisel ve her şeyden önemlisi pozitif olacaktır. Sizi gülümsetecek bir otomobil. Belki de MINI, gelecekte dış tasarımında yer alacak aktif medya yansıtma yüzeyleriyle sürücüsünü otomobilin dışında karşılayacak. İç tasarım ayrıca dijitalleşme yoluyla kişiselleştirme için tamamen yeni olanaklar sunacak.
Thomas Sycha ile 10 Soru.

6. MINI’nin ön geliştirme sürecinde yer aldınız ve diğer şeylerin yanı sıra BMW için yeni tasarım dili oluşturulmasına yardımcı oldunuz. MINI’nin dış tasarımını ne ölçüde yenileyeceksiniz?

Bir markanın tasarım stilinin devam eden gelişimi, bir gecede karar verilen ve ardından uygulanan bir şey değildir, her zaman bir süreçtir. Her projede adım adım ilerlersiniz, yeniliği sürekli olarak ileri taşırsınız. Bireysel mobiliteye yönelik talepler sürekli artıyor. Tasarımcılar olarak günlük çalışmamız yasal gereklilikler ve yeni teknolojilerin ön koşulları gibi zorluklarla belirleniyor. Otonom sürüş ve gerekli sensörlerin ve bağlanabilirlik entegrasyonu bunun örnekleridir. Ancak gelecekteki tasarım üzerinde etkisi olan ekolojik ve sosyal gelişmeleri de dikkate almamız gerekir. Burada önemli olan MINI'nin karakteristik özellikleriyle ancak modern stile uygun şekilde tanınmaya devam etmek zorunda olmasıdır. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu hiç de kolay bir şey değildir.

7. MINI markası kısa bir süre önce ilk tamamen elektrikli MINI modeli olan MINI Cooper SE’yi pazara sundu. Elektrikli motora sahip bir MINI’nin dış tasarımı geleneksel yanmalı motora sahip modellerden farklı mı?

Elektrikli mobilite, tamamen farklı teknik gereklilikleri içeren teknolojik bir sıçramayı temsil ediyor. Motor sistemi nispeten küçük, ancak enerji depolama sistemi hâlâ çok büyük. Bu, burada kurulum alanı bakımından önemli ölçüde farklı ihtiyaçlarımızın bulunduğu anlamına gelir; aynı zamanda bize otomobilin oranlarını yeniden düşünme fırsatı verir. Ve tabii ki tipik bir MINI stili oluşturmaya devam etmek istiyoruz. MINI Cooper SE, şimdiden ilk küçük adım olarak bunun ilerleyeceği yönü gösteriyor. Bu model, MINI’nin bilinen yüzünü daha temiz ve daha sessiz görünen yenilenmiş bir estetikle birleştiriyor. Soğutulması gereken herhangi bir bileşen ve yanmalı modele kıyasla herhangi bir yerinde soğutma gerektiren başka herhangi bir şey olmadığından ön kısmı neredeyse tamamen kapalıdır. Sade ve geniş yüzeyler modele modern bir görünüm kazandırır. Aynı zamanda, aerodinamik özellikleri iyileştirerek menzili artırır.
Thomas Sycha ile 10 Soru.

8. Otonom sürüş gelecekte MINI tasarımını ne ölçüde değiştirecek?

Etkileri elektromobiliteye benzer olacak ancak görünümü önemli ölçüde farklı olacak. Tabii ki, özellikle iç tasarım önemli ölçüde değişecek, çünkü yolculuk ederken istediğiniz an farklı bir şeyler yapabilme olanağına sahipsiniz. Ancak bu değişiklik dış tasarıma da yansıyacak. Örneğin, benim için en önemli MINI özelliklerinden biri olan MINI’nin tipik yüzünü ele alalım. Şu anda iki yuvarlak, sempatik far “gözler” var. Ancak gelecekte otomobiller otonom sürüşe geçtiğinde bu özellik tartışmaya açık olabilir. Sonuç olarak, farlar biz sürücülerin önünü görebilmesi için mevcut olan bir özellik. Otonom sürüş özelliğine sahip bir otomobilin artık farlara ihtiyacı olmayacak. Bunun yerine, entegre edilmesi gereken çok sayıda sensör kullanılacak. Cam yüzeyleri de yeniden düşünebiliriz. Ne zaman bir şeyi görmek istiyorum veya görmeye ihtiyacım var? Ne zaman bunun tam tersi geçerli? Otomobil, ilgili duruma uyum sağlayabilecek.

9. Gelecekte bağlanabilirlik MINI'nin dış tasarımı üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Bağlanabilirlik, gelecekte mobiliteyi bizim için çok daha kolay hale getirecek. Bugün, yapay zekanın gelecekte sürüş görevlerini yerine getirmek veya otel rezervasyonu yapmak gibi farklı amaçlarla sürüş sırasında destek vermek üzere kullanılacağından sıklıkla söz ediyoruz. Dış tasarımda da olanaklar mevcut. Paylaşımlı mobilite durumunda, otomobille bağlantı sayesinde kişiselleştirme mümkün hale getirilebilir. Örneğin, otomobilime doğru giderken otomobilin görünümü hemen değişebilir. Bu senaryoyu üç yıl önce MINI VISION NEXT 100'de önerdik. Burada aktif yüzeylerden bahsediyoruz. Örneğin, bugün boyalı metal bir levha gelecekte ruh hallerini yansıtan veya belirli mesajları ileten aktif bir medya girdi yüzeyi haline gelebilir.

10. MINI tasarımının geleceği için ne istiyorsunuz ve MINI Dış Tasarım Müdürü olarak rolünüzü nasıl görüyorsunuz?

Umarım insanlar gelecekte de MINI ikonları hakkında konuşmaya devam eder. MINI’nin bugün bir ikon olduğu gibi, gelecekteki MINI’nin de bu niteliğe sahip olması gerekir. Bir MINI'nin hemen ve özgün bir şekilde tanınabilir olmasını, olumlu duyguları tetiklemesini ve ayrıca diğer tasarım alanları üzerinde bir etkisi olmasını istiyorum. Genel anlamda, buradaki zorluk MINI’nin gelecekte bağımsız şekilde çalışan ruhsuz bir kapsül haline gelmemesi için MINI’nin ikonik karakter özelliklerini korumak ve bunları yeni bir teknoloji dünyasına dönüştürmektir. Bu konuda yüksek motivasyonla çalışan uluslararası bir ekibin parçası olarak çalışma ayrıcalığına sahibim ve bu yaratıcı beyinlere fikirlerini geliştirme, fikirlerini ürünler şeklinde gerçeğe dönüştürme fırsatı sunmaya çalışıyorum. Her şeyin ötesinde, bir tasarımcı için en büyük deneyim kendi tasarımlarını yollardaki bir otomobilde görmektir. Buna katkıda bulunmak istiyorum.
Thomas Sycha ile 10 Soru.
HABERLERİ GÖRÜNTÜLE