#BizMINIyiz   | MINI Türkiye

#BİZMINIYİZ

DOYASIYA YAŞAMAK, KENDİMİZ İÇİN YAPTIĞIMIZ EN TUTKULU ŞEY.

Kreatif sektörlerde yoğun bir tempoda çalışan Merve & Gürkan Gürel çifti, hafta sonu doğada soluklanıyor ve evlerindeki minik ormanlarını büyütüyor. Oyun ve ilham alanlarını genişletmek ve konfor alanından çıkmak içinse MINI ile hep yoldalar. En tatlı bahaneleri modern toplayıcılık, “dünyalı” deneyimler ve hisler... “Gördüklerimiz, işittiklerimiz, tattıklarımız, paylaştıklarımız… Her biri üzerine düşünüp emek vermeye çalışıyoruz.”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Gürkan: Bana da insan hep daha iyisini bulmak, daha mutlu olmak için aramaya devam eder gibi geliyor. Yeterince mutlu olduğunuz ve en iyi eli tuttuğunuz sürece bırakmanın da bir anlamı yok. Bir kedimiz, bir de köpeğimiz var. Atlas ile Pixie.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye
Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Merve: Nerden başlamalı bilemedim. [Gülüyor] Bir arkadaşım var, bina değiliz ki kök salalım, demişti. Biz kök salmayı seven bir çiftiz sanırım. 19 yıldır birlikteyiz. Birlikte büyüdük. Düşününce tuhaf geliyor aslında ilk el ele tutuştuğun yerden ayrılmamak. Bu birlikte en uzun süre oturduğumuz evimiz ama adres hep Kadıköy’dü. Bir sokak ileri, iki sokak aşağı.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Ne işle uğraşıyorsunuz? Bugüne kadar neler yaptınız?

Gürkan: Farklı çok fazla iş yaptım aslında, kariyer konusunda ilişkim kadar şanslı olamadım. Arayışım uzun sürdü. Son dört yıldır bir dijital reklam ajansının yaratıcı yönetmenliğini yapıyorum. Öncesinde strateji, dijital PR, etkinlik tasarımı, dijital yayıncılık, grafik tasarım, hatta Libya’da mali ve idari işler müdürlüğü bile yaptım. [Gülüyor] Dedim ya insan aradığını bulana kadar en akıl almayacak yerlere bile bakıyor.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Merve: Asıl mesleğim görsel iletişim tasarımı ama 10 yıldır editörlük yapıyorum. Birkaç sergi projesinde Sakıp Sabancı Müzesi’nde çalıştım. O dönem Time Out’ta staj yapmaya başladım. Ardından hayatım yayıncılık, grafik merakım oldu. Time Out’ta sanat editörü ve yazı işleri müdürü olarak Vogue Türkiye’de konular editörü olarak çalıştım. Bir süre Beymen’de, bağımsız olarak GQ Türkiye, CN Traveller, ArtUnlimited, ArtReview, Calling, XOXO gibi yayınlarla çalıştım. Şu anda 212’nin yayın yönetmeniyim.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Hayatta tutkuyla yapmayı sevdiğiniz şeyler nelerdir?

Merve: Genelde evdeyiz. Bu ev aslında biraz da öyle bir ev. Hem bir oyun alanı, hem de ofis. Kalabalık olmayı seviyoruz. Evde bir çalışma alanımız var. Daha çok ben burada çalışıyorum. Farklı meraklarımız var, bazıları dönemsel. İkimiz de hikayelerden ve görsellikten beslenmeyi seviyoruz. Birlikte gezmeyi seviyoruz. Çok hevesli, tatil atağı gibi gelen dönemlerimiz var. O dönemde kesin bir plan çıkıyor ortaya. Bıkmadan gittiğimiz yerler var. Dünyanın farklı yerlerinden eve sürekli kitap, kartpostal, fotoğraf vs. bir şeyler taşıyoruz. Evimizde hep enstrümanlar oldu. Piyano benim bir de bir yerde mızıka olması lazım, geri kalanın giderek sayısı artıyor. [Gülüyor]

Gürkan: Yaşamanın kendisi aslında en tutkulu yaptığımız şey. Evde ya da dışarda olmamızın hayattan aldığımız keyfi olumsuz etkilememesi için, bulunduğumuz her çevreyi güzelleştirmeye gayret ediyoruz. Gördüklerimiz, işittiklerimiz, tattıklarımız, paylaştıklarımız… Her birini özenle seçip, üzerine düşünüp emek vermeye çalışıyoruz. Ben plak ve sneaker topluyorum, Merve sanat, fotoğraf makinası topluyor. Ben dinlenmek için enstrüman çalıyorum, Merve çizim yapıyor, okuyor.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye
Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

MINI ile ilk ne zaman ve nasıl tanıştınız? Bize biraz MINI ile tanışma hikayenizi anlatır mısın?

Merve: İlk ne zaman ve nasıl tanıştığımı hatırlamıyorum ama eski uluslararası bir dergide bir ilan olabilir ya da fotoğraftı sanırsam. Canlısını ilk İtalya’da sokakta görmüştük sanki değil mi, durup incelemiştik hatta?

Gürkan: MINI’yi sanki hep biliyordum ama ilk sürüşümü hatırlıyorum. Bir uygulama vardı. O dönem farklı MINI modellerini saatlik olarak kiralıyorlardı. Her bir otomobile isim koymuşlar ve karakterize etmişlerdi. İnanılmaz heyecanlanıp hepsini sırayla kiraladığımı hatırlıyorum. MINI deneyimlememiş olan için de kiralama opsiyonunu öneririm. Çünkü MINI’de sürüş deneyiminin ötesinde bir şey var. Kullandığınız model ne olursa olsun, nerede olursanız olun, yanınızdan geçen bir MINI varsa mutlaka dönüp bakıyorsunuz.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Ne kadar süredir MINI kullanıyorsunuz?

Gürkan: Sanırım artık ikinci yılımıza giriyoruz.

Merve: MINI’miz olmadan önce de günlük olarak kiralıyorduk.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

MINI Countryman kullanıyorsunuz. Bu MINI’yi neden seçtiniz?

Gürkan: Sapanca’da bir göl evimiz var. Hafta sonları ya da kısa tatillerde çoğunlukla orada oluyoruz. Ev gölün kenarında ama civarı gezmek istediğiniz zaman, stabilize yollar, yüksek araç gerektiren rotalar çok. Buradan geçemeyiz, hadi dönelim dedirtmedi bize şimdiye kadar.

Merve: Ayrıca Pixie’nin keyfi çok yerinde arkada. Genelde arkadaşlarımız da bizimle gelir, onlar da rahat ediyor, diz mesafesi iyi arka taraf geniş. Bir de bence yakışıklı bir otomobil, beğeniyoruz kendisini.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Günlük sürüş deneyiminiz nasıldır?

Gürkan: Dizel otomatik olduğu için yakıt derdi yok. Zaten ofis Levent’te, ev Moda’da en yoğun trafikte 1 saat, yol açıksa 20 dakikada evdeyim.

Merve: Ben şehirde mümkün olduğunca yayayım ya da vapurdayım. Araba gündemi benim için İstanbul’dan çıktıktan sonra başlıyor. Sapanca’da kullanmayı seviyorum.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

Şu ana kadar MINI ile çıktığın en keyifli yolculuğu anlatır mısın?/ Bize MINI ile çıkmak için önereceğin rota neresi olurdu?

Merve: Doğada kullanmayı çok sevdiğimiz bir araç. MINI’yi aldığımız ilk iş onu yayla yolunda test etmekti. Soğucak Yaylası’na, Sülüklü Göl’e gittik.

Gürkan: Samos’a gitmiştik arkadaşlarımızla. İstanbul’dan Kuşadası, oradan da Feribot. Bakmayı seviyorsanız, yeni resimler, yeni manzaralar, yeni yollar size iyi geliyorsa Countryman her yere gidebileceğiniz bir tercih olur.

Doyasıya yaşamak, kendimiz için yaptığımız en tutkulu şey. | MINI Türkiye

MINI kullanmanın/sahibi olmanın sence en güzel yanı nedir? Araç içinde geçirdiğin vakit senin için değerli mi?

Merve: Yol maceralarımızda da toplayıcıyız. Bagaj zaten Pixie’nin ama bazen bitkiler için bakım malzemesi, toprak vs almak için seralara uğruyoruz. Çok fazla bitki taşıdık bugüne dek. Simsiyah Countryman’i bir botanik bahçesi gibi doldurup, şehre dönmüştük. En güzeli oydu sanırım.

Gürkan: Sıradan bir otomobil olmaması sanırım. Sahip olduğunuz şeylerin sadece kendisini değil, hikayelerini de paylaşıyorsunuz. İlk defa bizimle seyahat eden istisnasız herkes yol boyunca MINI ile ilgili sorular soruyor. Bu sorulara verdiğim cevaplara aldığım reaksiyon anları benim için değerli.