26 NİSAN 2018

10 SORUDA: KERSTIN SCHMEDING.

10 SORUDA: KERSTIN SCHMEDING.


 


Kerstin Schmeding, Eylül 2017'den beri MINI'de Renk ve Kaplama Tasarımı Başkanı olarak görev yapıyor. Kerstin Schmeding, kendisine yöneltilen aşağıdaki 10 soruya verdiği cevaplarda renk ve detay tasarımının ne kadar geniş bir alan olduğunu, gelecekte neler bekleyebileceğimizi ve doğadan neler öğrenebileceğimizi anlattı.
 

1. Neden tasarımcı olmayı seçtiniz?

Kendimi bildim bileli yaratıcı şeyler yapıyordum: Çiziyordum, el işleri yapıyordum, çeşitli şeyler tasarlıyordum. Bu nedenle beklendiği gibi her zaman yaratıcı bir iş yapmak istedim. Hep meraklı biriydim. Her zaman estetik ve renk bilgimi artırmaya ve her şeyin nasıl çalıştığı ve yapıldığını öğrenmeye meraklıydım. Ürünün tamamını, içinde ne olduğunu anlamaya çalışırım, bu nedenle oldukça bütünsel bir yaklaşıma sahibim. Otomotiv sektörüne geçişim büyük ölçüde annem ve babamın çarpıcı sarı BMW 3 Serisi otomobili sayesinde oldu. Tasarımı ve biçimselliği ile beni kısa sürede kendine bağladı.
 

2. Sizi cezbeden ve size ilham veren şey nedir?

Doğaya aşığım. Doğanın sunduğu renkler, dokular, atmosfer ve kokuların zengin çeşitliliği eksiksiz bir deneyim yaratıyor. Bu ayrıca benim için kritik bir tasarım noktası. Tüm duyulara hitap etmeli. Çeşitliliğinin yanı sıra, doğanın beni en çok heyecanlandıran bir diğer yönü de sürekli bir değişim halinde olması. Hiçbir şey aynı kalmıyor. Tabii ki renkler de beni çok heyecanlandırıyor. Renkleri nerede kullanırsanız kullanın, bir alan ve derinlik yaratıyorlar. Deneyimlerimden de ilham alıyorum. Eskiden çok fazla fotoğraf çekerdim ve bazen farklı perspektifleri, ruh hallerini ve düzenlemeleri bir mükemmellik haline taşırdım. Ancak daha sonra fotoğraf çekmeyi bıraktım, çünkü her şeyi objektiften görmek her şeyden uzaklaşmış hissetmeme neden oldu. Bunun yerine çeşitli şehirlere gitmeye ve buralarda bulduğum heyecan verici manzaraları kaydetmeye başladım. Fotoğraf çekmeyi hala seviyorum; ancak şimdi anı "yaşamaya" daha çok zaman ayırıyorum, böylelikle duyguları ve deneyimleri hissediyorum. Bauhaus'a ve Eames ve George Nelson gibi tasarımcılara erken yaşlarda ilgi duymaya başladım. Işığı, renkleri ve malzemeleri, basit ve etkili şekilde kullanmaları bugün bile beni etkiler ve bana ilham verir.
 

3. Doğadan neler öğrenebiliriz?

Her şey değişiyor ve bu değişiklikleri meydana geldiklerinde benimsiyoruz. Farklı nesillerin değişimle nasıl baş ettikleri bende hayranlık uyandırıyor. Şahsen teknolojik devrimin olumlu bir şey olduğunu düşünüyorum. Birbirimizle çok daha fazla iletişim halindeyiz, aramızdaki mesafe, aksine daha da azalıyor. Bu ayrıca, katılım ve dahil olma söz konusu olduğunda eski nesiller için yeni fırsatlar sunuyor. Teknoloji giderek daha "insan odaklı" bir hal alıyor. Yani insanların hayattan ihtiyaç duyduğu şeyleri almasına yardımcı oluyor.
 

4. Bu unsurlardan hangisini tasarıma dahil ediyorsunuz?

Genel olarak, trendlerden, yeni eğilimlerden veya diğer şeylerden alınan ilham, yaratıcı çalışmamızda önemli bir unsurdur. Kendi alanımızda gerçekleşen şeylerin yanı sıra diğer sektörlerde meydana gelen şeylerden de heyecan duyuyoruz. Örneğin, Dutch Design Week gibi nispeten yeni etkinlikleri takip etmeyi seviyoruz; burada çok sayıda deneysel, modern çalışmalar yapılıyor. Yeni üretim teknolojilerine de çok büyük ilgi var. Bir seri üretim sektörü olarak otomobil sektörü burada son derece ön plana çıkıyor ve bu alanda çalışabileceğiniz büyük bir potansiyel var. Örneğin, karmaşık malzemelerin biçimlendirilmesi, uyarlanması ve birleştirilmesinde kullanılan işlemler ve yöntemler açısından çok geniş bir deneyime sahibiz. 1970'lerden beri pek çok şey gerçekleştirildi ve gelecekte başarılacak çok daha fazla şey var. Endüstri 4.0 ve Katmanlı Üretimi düşünün. Bunların hepsinin tasarım üzerinde önemli bir etkisi var. Örneğin, 3 boyutlu baskı heyecan verici bir gelişme. Bu gelişme, kişiselleştirmeyi yeniden düşünmemize, işlem adımlarını ortadan kaldırmamıza, yeni teknolojiler sunmamıza ve değişime hızlı şekilde yanıt vermemize olanak tanıyor. Bu sürecin hala ilk aşamalarındayız; ancak gelecekte bir otomobilin tamamının 3 boyutlu olarak basılmasına imkan sağlayabilir.
 

5. MINI sizin için ne ifade ediyor?

MINI'nin ne ifade ettiğini nasıl anlatabilirim? MINI'nin içine oturduğunuzda hemen yüzünüzde bir tebessüm oluşuyor. MINI, kendinizi iyi hissettirmeyi çok iyi başarıyor. MINI asla yaşlanmıyor. MINI bir ruh hali. Burada her gün fark ettiğim şey bu. Harika insanlar, samimi bir ortam; gerçekten özel bir şey var. Müşterilerimizle birlikte biz bir topluluğuz. Belli bir paydada buluşuyoruz ve birbirimize ilham veriyoruz. Bence bu muhteşem bir şey. MINI konusunda beni heyecanlandıran bir diğer şey ise markanın sürekli değişiyor olması ve aynı kalmaması. Geleneksellik ve ilericilik arasındaki denge, dijitalleşme veya MINI Yours Customised tarafından kullanıma sunulan yeni kişiselleştirme seçenekleri gibi yeni temalara nasıl yaklaştığımızı görmeyi heyecan verici hale getiriyor. Burada yeni teknolojiler kullanıyoruz; aynı zamanda çeşitli tasarımlar aracılığıyla marka ile bir bağlantı kuruyoruz. Örneğin, bir kıyafet üzerinde 3D baskılı bir iç kaplama öğesi yerine muhtemelen bir kazayağı deseni görmeyi beklersiniz. Benim için MINI'yi diğerlerinden ayıran şey şu: burada, inovasyon yalnızca inovasyon adına yapılmıyor, bunun yerine her zaman marka ve markanın tarihi ile bir bağlantı kuruluyor. Ve bence bu son derece önemli.
 

10 SORUDA: KERSTIN SCHMEDING.


 

6. Renk ve kaplama tasarımının görevi nedir?

Renkler ve malzemeler, çeşitli duygular uyandırmalı, alan ve ortam yaratmalı, bireyselliğimizi artırmalı ve ihtiyaçlarımızı karşılamamıza yardımcı olmalıdır. Temel bir karakter, bir nevi bir tuval yaratmak için geometrik tasarımcılarla birlikte çalışıyoruz. En önemlisi, bunun amacı uyumlu bir alan yaratmaktır ve bir vurgu ile sunulan MINI'de ise bunun amacı müşteriyi gülümsetecek özel bir şey sunmaktır. Bu resimde tüm renk nüanslarını tasarlarız ve olağanüstü bir dikkat, kalite ve hassasiyetle bir araya getiririz. Tasarıma malzemelerle başlarız (örn. deri, plastik veya film, tanecikli yapı veya doku, yumuşaklık veya sertlik, parlaklık derecesi) ve bunu renkler ve düzgün bir şekilde yerleştirilmiş vurgular (trend olanlardan heritage’a kadar) takip eder. Bunların her biri otomobilin karakterinin farklı yüzlerini ortaya çıkarır. Burada, renk ve kaplamanın her zaman markanın geçmişi ile bir bağlantısı vardır. Örneğin, İngiliz Bayrağı baskısı veya Chester tasarımı gibi özellikler, yalnızca bir MINI'de sahip olabileceğiniz bir derinlik sunar.
 

7. Bu önümüzdeki yıllarda nasıl şekillenecek?

Renk ve kaplama tasarımı eskiden, ağırlıklı olarak bir şeylerin nasıl göründüğü ve nasıl hissettirdiğine göre yapılırdı. Bunun amacı, bireyin stiline yardımcı olmak ve kişiliklerini vurgulamaktı. Bu hala geçerli; ancak malzemeler aktif fonksiyonlar ve benzeri ile çok daha fazlasını yapabileceği için artık insanlar ve malzemeler arasındaki etkileşim de ön plana çıkıyor. Hoparlörleri, ışıkları, havalandırmaları ve hatta ekranları malzemelerin arkasına gizlemek veya bunları malzemelere entegre ederek tamamen yeni bir estetik yaratmak mümkün olabilir. Örneğin, bağlantı ile ilgili imkanlarla birlikte genel olarak yaşanılan deneyime önem verilmesi yönünde ilerleyen bir eğilim var. Yani bir otomobilin malzemeleri ile "konuşabileceğim". Renkler söz konusu olduğunda, şu anda sahip olduğumuz pigmentleri kullanacağız; ancak aynı zamanda markamızın özü ve mirası ile bir bağ kurmaya özen göstereceğiz. Bununla birlikte, renk dış tasarımı öne çıkarmalı ve yüzeyleri tanımlamaya yardımcı olmalıdır; ancak arka tasarımda tamamen MINI'ye özgü bir tarzda ufak bir fark içermeli. Detaylara gösterilen bu özen, MINI'yi diğerlerinden ayıran özelliktir.
 

8. Hangi renk trendlerini görmeyi bekleyebiliriz?

Bu bana sık sorulan bir soru, ancak giderek bu soruya bir cevap bulmakta zorlanıyorum. Eskiden birbirini izleyen net şekilde belirlenmiş trendler vardı. Ancak şimdi aynı anda var olan çeşitli renk trenleri görüyoruz. Bu renk trendleri genellikle dalga halinde yayılıyor ve biraz farklı bir formda yeniden ortaya çıkıyor. Örneğin, neon son zamanlarda yeniden ilgi görmeye başladı. Ditto beyazı, pigment içeren bir efekt rengi olarak popüler hale geldi ve bu popülerliğini sürdürmeyi başardı. Şimdi ise şık gümüş renkleri ve düz siyahın modası geçerken, sıcak renkler ve renkli gri tonlar görüyoruz. Mimaride de aynı. Cam göbeği gibi canlı neredeyse gösterişli renkler giderek popüler hale geliyor veya en azından öyle olacak. Ve buna belli bir gösteriş sağlayan bakır, pirinç ve altın rengindeki metalik öğeleri ekleyebilirsiniz. Ancak renkler söz konusu olduğunda kalite, yani bir tonun derinliği ve duruşu, her zaman modadır. MINI için de kalite, rengin her baktığınızda sizi gülümsetmesi ve belli bir vurgu veya beklenmedik bir dokunuşla sizi şaşırtması anlamına geliyor. Emerald Grey rengimiz bunun tipik bir örneğidir. Göze batmayan efekt pigmentleri ile bu canlı gri tonu, otomobile ekstra bir karakter kazandırıyor ve modernliği en gelişmiş haliyle yansıtıyor.
 

9. Mobilitenin geleceği, bağımsız sürüş ve otomobil paylaşımına odaklanmış durumda. Bu, renkler ve malzemeler açısından farklı zorlukları da beraberinde getirecek mi?

Kesinlikle. Sağlam, dayanıklı malzemeler kesinlikle göz önüne almamız gereken şeyler olacak. Ancak bunun daha da ötesine geçecek. Otomobile bindiğimde, kişisel ve bana özel bir şey deneyimlemek istiyorum. Bu nedenle geleceğin otomobilleri kişiye uyum sağlayacak. Örneğin, paylaşımlı MINI'ler sürücü otomobile bindiğinde sürücüyü tanıyacak ve ışık modunu, kokuyu ve diğer pek çok şeyi buna göre ayarlayacak. Koltuklar köpükten yapılabilir ve her bir sürücüye göre uyarlanabilir. Ayrıca farklı ihtiyaçları karşılamak üzere özelliklerini son derece etkin bir şekilde değiştirecek sensörleri kullanan malzemelerin geliştirileceğini hayal edebiliyorum. Bunların gerçekleşmesine henüz çok zaman var; ama çok heyecan verici. Belki, artık geleneksel kalıpları hiç kullanmadığımız bir noktaya ulaşacağız ve katmanlı üretim bunun yerini almış olacak. Bu, örneğin iç tasarımda hiçbir sınırın kalmayacağı anlamına geliyor. Fabrikadaki makineler, her şeyi yapabilecek kapasiteye ulaşabilir. Ve belki kişiselleştirme, güncellenebilir olacak, malzemeler ve bileşenler değiştirilebilir olacak ve bunun gibi pek çok şey mümkün olacak.
 

10. MINI gelecekte neyi temsil edecek?

Doğal kaynaklarımızı nasıl kullandığımız gibi dijitalleşme de benim için çok önemli bir konu. MINI, ulaşılabilir bir marka olduğu için, bu konu insanlara tamamen farklı şekilde erişilebilir hale getirilebilir. Bu, malzemelerin yanı sıra şekiller ve üretim süreçleriyle ilgili bir konu. Bu, tasarımın çok ötesinde ve heyecan verici; çünkü hepimiz kaynaklarımızı korumak ve dünyanın gelecek nesil için yaşanabilir bir yer olarak kalmasını sağlamakla sorumluyuz. Bu konunun gündem olmasını sabırsızlıkla bekliyorum.