05 EYLÜL 2017

MINI, 2017 FRANKFURT OTOMOBİL FUARI'NDA.

MINI beş milyar dolarlık marka değerine ulaştı.


 

Çifte dünya prömiyeri: Son derece dinamik bir performansa odaklanan MINI John Cooper Works GP Concept ve MINI Elektrikli Otomobil

 

MINI, artan çeşitlilikle sürüş keyfi sunarak şehir içi mobilitenin geleceğini şekillendiriyor. 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda premium İngiliz markası mevcut model programının ötesinde daha geniş bir çeşitlilik sunmak üzere ziyaretçilere benzersiz MINI hissinin gelecekte nasıl gelişeceğine dair ipuçları veriyor. Yenilikçi konseptler ve teknolojiler, bireysel beceri ve son derece duygusal deneyimler için yeni alanlar yaratırken, MINI'ye özgü nefes kesen çeviklik ve örnek oluşturan verimliliği geliştirmeye devam ediyor.

 

MINI John Cooper Works GP Concept'in dünya prömiyeri, markanın Frankfurt Otomobil Fuarı'ndaki standını bir pit şeridine çeviriyor. Konsept çalışma, spontan çeviklik sunarak yarış pistine uygunluğunu sürekli olarak gösterebilen ve aynı zamanda yolda kullanım için onaylanması sayesinde günlük trafikte sürüş keyfi açısından yeni bir mükemmellik düzeyine ulaşan son derece dinamik bir seri üretim modelinin gerçek iddiasını gözler önüne seriyor. Güçlü oranlar, etkileyici renkler ve ağırlık ve aerodinamik özellikleri optimize ettiği açık şekilde görülen dış tasarım bileşenleri. Bunların hepsi başlı başına olağanüstü performans özelliklerinin bir göstergesidir.

 

İlk kez Frankfurt'ta sergilenen MINI Electric Concept, markanın karakteristik go-kart hissinin tamamen yeni bir boyutunu şimdi yerel olarak emisyonsuz mobilite ile birleştirerek sunuyor. Konsept otomobil, MINI tarzında sürdürülebilir bir şehir içi ulaşım mesajı vermesinin yanında aynı zamanda yakında sunulacak seri üretim bir modelin habercisi niteliğinde. Büyük ölçekli seri üretimi yapılacak ilk tamamen elektrikli MINI, Klasik Mini'nin ilk kez pazara sunulmasından tam 60 yıl sonra 2019 yılında yollara çıkıyor. Konsept, elektromobiliteyi MINI markasına özgü sürüş keyfi, stil ve bireysel beceriyi birleştiren son derece duygusal bir deneyim haline getirecek.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

Klasik Mini'nin 50 yıl önce Monte Carlo rallisindeki zaferinden günümüzde MINI ACV 30 modeline, yarışta ve yolda sürüş keyfinde başarı.

Küçük bir alanda sınırsız sürüş keyfi. Bu geleneksel ilke gelecekte de MINI'nin ayrılmaz bir parçası olmaya devam edecek. Bu özellik, markanın muhteşem motor yarışları başarısından gelen karakterinin temel bir öğesidir. 50 yıl önce Klasik Mini, Monte Carlo Rallisi'nde üçüncü zaferini kazandı. Küçük İngiliz otomobili bir kez daha büyük ve daha güçlü rakiplerini arkasında bırakarak sonunda tüm zamanların efsanesi unvanını pekiştirdi. Modelin yarış kariyerinin Klasik Mini'nin geçmişinin yanı sıra modern MINI'nin gelişimini de ne kadar çok etkilediği 20 yıl önce bile açık şekilde görülüyordu. MINI ACV 30 konsept otomobil, Ocak 1997'de Monte Carlo Rallisi'nde sunuldu.

 

Yıl Dönümüne Özel Konsept Otomobil tam da “Monte’deki üçüncü zaferinin 30. yıl dönümünde sunuldu ve güçlü oranları Monaco Prensliği'nin caddelerinde sansasyon yarattı. Aynı zamanda, ortaya yerleştirilmiş motora sahip iki koltuklu otomobil, altıgen radyatör ızgaraları ve geniş dairesel farlar gibi Klasik Mini'nin karakteristik tasarım özelliklerinin modern bir otomobil konseptine nasıl aktarılabileceğini gösterdi. Böylece, MINI ACV 30 markanın kökenlerini hatırlatırken aynı zamanda 21. yüzyılın şehir içi mobilite gerekliliklerini karşılamak üzere markanın geleneksel değerlerini tutarlı olarak yeniden şekillendirdi. Sürüş keyfi ve bireysel stilin farklı formlarıyla dolu yeni bir dönemin temeli atılmış oldu.

 

Çeşitlilik ve bireysel karakter, Frankfurt'taki MINI fuar sergisinin diğer öğelerinde de gözler önüne serildi. 14-24 Eylül arasında, İngiliz premium otomobil üreticisi mevcut model programı, zengin opsiyonel donanım seçenekleri ve aksesuar ve yaşam stili ürünlerinde en yeni eklemelerden öğeler içeren ürün yelpazesinden geniş bir kesit sunuyor. BMW, MINI ve BMW Motorrad markalarının paylaştığı, mevcut ve gelecekteki öğelerin sergilendiği bu stant Frankfurt ticaret fuarı merkezinin ana girişinde yer alan Salon 11'de bulunuyor.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

MINI John Cooper Works GP Concept ile geleneksel yarış hissi.

2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda sergilenen MINI John Cooper Works GP Concept, saf gücünü ve taviz vermeyen sportif becerisini gözler önüne seriyor. Tartışılmaz şekilde motor yarışlarından ilham alınarak yaratılan tasarımı ile özgün, katkısız ve son derece yoğun bir yarış hissi beklentisi yaratıyor. Yarış pistinde kullanım için tasarlanmış güçlü bir turbo motor ve süspansiyon teknolojisi ile birlikte, konsept çalışmasının dış ve iç tasarımı heyecan verici performans için hassas şekilde uyumlu hale getirilmiş bir bütün oluşturuyor.

 

Kompakt boyutlar, kısa aks dışı mesafe, geniş tekerlek izi, optimize edilmiş ağırlık, alçak bir ağırlık merkezi ve dengeli aks yükü dağıtımı, Klasik Mini'nin 50 yıl önce diğer efsanevi motor yarışları zaferleri ile birlikte Monte Carlo Rallisi'nde genel klasmanda üç kez birincilik kazanmasına yardımcı olan tasarım ilkeleridir. MINI John Cooper Works GP Concept, bu ilkeleri geniş ön ve arka rüzgarlıklar, aerodinamik açıdan optimize edilmiş yan marşpiyeler ve çarpıcı bir tavan spoyleri ile birleştirir. Dış tasarımın son derece sportif stili, metalik Curbside Kırmızı ve Highspeed Turuncu renkte vurgular ile geliştirilmiş Black Jack Antrasit gövde rengiyle vurgulanır. Karbon fiber destekli plastik (CFRP) ve diğer hafif malzemeler de açık şekilde görülebilir. MINI John Cooper Works GP Concept'in özgün karakteri, performans özelliklerini ve son derece duygusal bir görünümü destekleyen tasarımı sayesinde kusursuz bir şekil ve işlev bütünlüğü ile tanımlanır.

 

MINI John Cooper Works GP Concept'te sunulan geleneksel yarış uzmanlığı ve ileri teknoloji, yarış pistinde ve yolda tutkulu sürüş keyfinin temelini oluşturur. İç tasarımda, devrilme kafesi, vücudu kavrayan koltuklar, sade şekilde tasarlanmış kokpit ve arka koltuğun bulunmaması, konsept çalışmasının sportif iddiasını açık bir şekilde gösterir. Otomobilin temel özelliklerine kadar yapılan sadeleştirme modern dijitalleştirme ile de birleştirilmiştir. MINI Head-Up Display yola veya yarış pistine odaklanmayı kolaylaştırırken süspansiyon ayarları merkezi göstergede bulunan dokunmatik ekran aracılığıyla ayarlanabilir.

 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

MINI Electric Concept ile daha fazla sürüş keyfi, daha fazla stil, sıfır emisyon.

Modern, saf ve verimli şekilde dinamik olan MINI Electric Concept, benzersiz sürüş keyfini garanti eden emisyonsuz şehir içi mobilitenin yeni formuna dair ipuçları sunuyor. Gaz pedalının her bir hareketine elektrikli motorun anlık tepkisi markaya özgü çeviklik özelliğini yepyeni bir boyuta taşıyor. MINI Electric Concept'in güçlü motoru enerjisini emisyonsuz mobilite ile birlikte maksimum menzil ve MINI'ye özgü çeviklik sağlayan lityum iyon bataryadan alıyor.

 

MINI Electric Concept, sürüş keyfini artırmanın yanı sıra emisyonsuz şehir trafiğine de şıklık kazandırır. Otomobilin tasarımı markaya özgü oranlar ve tasarım özelliklerini tamamen elektrikli çalıştığı gerçeğini yansıtan özel detaylarla birleştirir. Radyatör ızgarası, üstün aerodinamik özellikler için kapatılmıştır. Ayrıca aerodinamik sürtünmeyi azaltan cam elyaf bağlantı parçaları bulunur. Reflection Silver ve Interchange Yellow gövde rengi, 2008 yılında sunulan MINI E'yi hatırlatır. Küçük bir seri halinde 600 adet üretilen MINI Electric Concept, günlük sürüş koşullarında saha testlerine tabi tutuldu ve tamamen elektrikli BMW i3'ün geliştirilmesi için önemli bilgiler elde edildi.

MINI Electric Concept, sürdürülebilir şehir içi mobiliteye giden yolda bir sonraki adımı oluşturuyor. BMW Group, Temmuz 2017'de model yelpazesinin elektrikli otomobillerin eklenerek genişletilmesinin kurumsal stratejilerinin önemli ayaklarından biri olduğunu açıkladı. Bu bağlamda, ilk tamamen elektrikli MINI'nin üretimine 2019 yılında başlanacağı duyuruldu. MINI 3 Kapı modelini temel alacak elektrikli otomobil Oxford’daki MINI tesisinde üretilecek. Otomobilin hareketli aksamı BMW Group üretim ağı içindeki e-mobilite yetkinlik merkezleri olan Dingolfing ve Landshut tesislerinde üretilecek.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

MINI Cooper S E Countryman ALL4 ile elektrikli sürüş keyfine doğru.

MINI Electric Concept'in dünya prömiyeri, MINI Cooper S E Countryman ALL4'un (ortalama yakıt tüketimi: 2,3 – 2,1 l/100 km; ortalama güç tüketimi: 14,0 – 13,2 kWh/100 km; ortalama CO2 emisyonu: 52 – 49 g/km) pazara sunulmasından birkaç ay sonra gerçekleştiriliyor. İngiliz markasının ilk plug-in hybrid modeli tamamen elektrikli sürüşe ve böylelikle emisyonsuz sürüş keyfine hazırlanıyor. MINI Cooper S E Countryman ALL4, NEDC test döngüsünde 42 kilometreye kadar batarya menzili sayesinde hiç CO2 emisyonu üretmeden şehir içi mobilitenin sınırlarını zahmetsizce aşmayı başardı. Aynı zamanda şehir limitlerinin ötesinde sürdürülebilir bir MINI hissi sağlandı. Elektrikli sürüş modunda 250 km/sa'lik azami hıza ulaşmak mümkün.

 

Bu, tamamen elektrikli gücün günlük sürüş ihtiyacının büyük bölümünü karşılamak için şimdiden yeterli olduğu anlamına geliyor. Daha yüksek düzeyde bir performans gerektiğinde yanmalı motor devreye giriyor. İki güç ünitesi bir arada 165 kW/224 bg'lik bir motor gücü üretiyor. Yine burada MINI Cooper S E Countryman ALL4 tamamen ayırt edici bir deneyim sunuyor. Ön tekerleklere güç aktaran yanmalı motor ile arka tekerleklere güç aktaran elektrikli motor arasındaki hassas şekilde kontrol edilen etkileşim, her türlü hava koşulunda ve her türlü yol zemininde üstün sürüş keyfini garantileyen akıllı bir 4-çeker sistem oluşturur.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

MINI COUNTRYMAN VE MINI CLUBMAN İLE PREMIUM KOMPAKT SEGMENTİNDE MINI HİSSİ.

Modelin plug-in hybrid motor sistemi ile sunulması MINI Countryman'i bir kez daha tipik go-kart hissini tamamen yeni bir boyuta taşıyan öncü bir model haline getiriyor. Önceki model de çığır açan bir model olmuştu. Zorlu arazilerin üstesinden gelebilen ilk 4-çeker model olarak premium kompakt otomobil segmentine yükselişi ile ek hedef gruplarını kazanmayı başardı. MINI Countryman'in mevcut nesli yolcular ve bagaj için çok daha fazla iç hacmin yanı sıra sportif beceri, verimlilik ve premium özellik alanlarında daha fazla geliştirmelerle birlikte sürüş konforu ve işlevsellikte fark edilir bir artış sunuyor. Bu çok yönlü otomobilde plug-in hybrid motora ek olarak üç benzinli motor ve üç dizel motor seçeneği sunuluyor ve bu modellerin dördü için ALL4 4-çeker sistemi mevcut.

 

MINI Clubman'in başarısı İngiliz markasının premium kompakt otomobil segmentine ne kadar uygun şekilde yerleştiğini gösteriyor. Rekabetin yüksek olduğu bu otomobil kategorisinde, benzersiz gövde konsepti, otomobili diğerlerinden ayırıyor. Çarpıcı şekilde uzun tavan çizgisi, dört yan kapısı ve arkada iki bölünebilen kapısı ile MINI Clubman klasik bir station wagon modelinin modern bir yorumunu sunuyor. Beş adet tam donanımlı koltuk, geniş bagaj bölümü ve alan dağıtımı açısından sunulan geniş seçenek yelpazesi yalnızca şehir içi mobilite ihtiyaçlarının ötesine geçen mobilite ihtiyaçlarını kusursuz şekilde karşılayan bir model anlamına geliyor. MINI Clubman, aynı şekilde üç benzinli motor ve üç dizel motor seçeneği ile sunuluyor. İki en güçlü motor, isteğe bağlı olarak ALL4 4-çeker sistemle birleştirilebilir.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

Küçük otomobil premium segmentinde üç orijinal model: MINI 3 Kapı, MINI 5 Kapı ve MINI Cabrio.

21. yüzyıl için MINI Cooper'ın bir konsept çalışması Frankfurt Otomobil Fuarı'nda 20 yıl önce sunuldu. Benzersiz başarı hikayesi bundan kısa bir süre sonra başladı. İngiliz markasının yeniden pazara sunulması, maksimum iç hacim ve mümkün olan en küçük alanda işlevsellik olan temel ilkelerinin yeni bir yorumunu sergiledi. Bunun sonucunda, premium segmentinin ilk küçük otomobili ve yeni bir orijinal model ortaya çıktı. MINI, çevik sürüş özellikleri, kendini güçlü şekilde ifade eden tasarımı, etkileyici geleneksel ve bireysel stili ile hemen ilgi çekmeyi başardı.

 

Markanın klasik gövde konsepti, MINI 3 Kapı modelinin yeni nesline de aktarıldı. En iyi sürüş ve yürüyen aksam teknolojisi, gelişmiş sürüş asistan sistemleri ve akıllı bağlantı özellikleri ile sürüş keyfine, yenilikçi teknolojiye ve karaktere önem veren modern hedef gruplarının ihtiyaçlarını karşılıyor. Yeni MINI 5 Kapı, 161 milimetre artırılmış gövde uzunluğu, arkada iki ek kapı ve üç koltuk ile iç hacimde geleneksel akıllı yer kullanımı ilkesinin işlevsellikte daha fazla artış ile nasıl geliştirilebileceğini gösteriyor. Bu küçük orijinal otomobil üçlüsü MINI Cabrio ile tamamlanıyor. Küçük otomobil segmentindeki tek premium cabrio olarak dört koltuklu model mevcut model neslinde hâlâ rakipsizdir.

 

MINI 3 Kapı ve MINI 5 Kapı için dört benzinli motor ve üç dizel motor mevcuttur. MINI Cabrio, üç benzinli motor ve iki dizel motor seçenekleri ile sunulur.


 

MINI, 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda.


 

Bireysel karakterin en iyi atletleri: John Cooper Works modelleri.

John Cooper Works modelleri motor yarışları için tutku yaratır. En iyi atlet model seçenekleri şu anda tek bir ortak noktaları olan dört özgün karakteri kapsar. Modellerin ortak noktası güçlü yarış deneyimi temel alınarak geliştirilmiş ve yarış pistinde hassas şekilde ayarlanmış olan genel tasarım yani tavizsiz motor, süspansiyon ve dış tasarım ve iç tasarımdır. Bu, MINI John Cooper Works'ü premium küçük otomobil segmentinde maksimum performansın simgesi haline getirir. MINI John Cooper Works Cabrio'da son derece canlı hızlanma kapasitesi spontan açık hava keyfi ile birleştirilir.

 

Premium kompakt otomobil segmentinde başlangıç çizgisinde iki üstün atlet daha sırada beklemektedir. MINI John Cooper Works Clubman ve MINI John Cooper Works Countryman, sınırsız günlük kullanım kolaylığı ile birlikte yoğun yarış pisti hissi sunar. Her iki model de turbo motorlarının gücünü yola ALL4 standart 4-çeker sistemi ile aktarır.