MINI INSIDER

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

SÜRDÜRÜLEBİLİR MOBİLİTEYE GİDEN YOLDA.

MINI’YE DAİR 8 GERÇEK.

DÜNYAMIZ İÇİN SEVGİNİN GÜCÜ. Sürdürülebilir mobilitenin yeşil elektrik enerjisinden otomobil paylaşımına ve vizyon sahibi otomobillere kadar birçok yönü bulunuyor. MINI’nin bu alanda kaydettiği ilerlemeyle ilgili 8 ilginç gerçek ve İngiliz moda tasarımcısı Paul Smith’in katkılarını ele aldığımız yazımızı okuyun.

Sürdürülebilir mobilite söz konusu olduğunda çoğu kişinin aklına elektrikli otomobiller geliyor. Bu odak noktası gayet normal olsa da gerçek sürdürülebilirliğin sırrı ayrıntılarda gizli. Bu, hem seri üretim otomobiller (Daha fazlası için: Geleceğe dair 8 nokta: Sürdürülebilirliğe giden yolumuz) hem de bu otomobillerin kullanımı için geçerli.

Daha sürdürülebilir bir gelecek için otomobillerin bilinçli ve düşünceli kullanımı konusunda hepimizin yapabileceği şeyler var. MINI’nin sürdürülebilirliğe ivme kazandırmak için neler yaptığını ve MINI sürücülerinin kişisel iklim ayak izlerini nasıl azaltabileceğini öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin.

YEŞİL ELEKTRİK ENERJİSİYLE DAHA ÇEVRE DOSTU SÜRÜŞ.

Elektrikli otomobiller kullanım aşamasına kadar daha fazla karbon ayak izine sahip olsa da bir elektrikli otomobil (EV) satın almak, daha sürdürülebilir kişisel mobiliteye doğru atılan önemli bir adım. Elektrikli otomobil üretiminin geleneksel benzinli otomobillerin üretimine kıyasla daha yoğun enerji gerektiren bir süreç olması üretim aşamasındaki karbon ayak izini bir miktar büyütüyor. Bununla beraber, kullanım aşamasına geçen bir elektrikli otomobil, çevre açısından avantajlarını kısa süre içinde göstermeye başlıyor. Peki, elektrikli bir otomobil benzinli bir otomobile kıyasla tam olarak ne zaman daha çevre dostu hale geliyor?

Bu süre, büyük ölçüde bataryayı şarj etmek için kullanılan elektriğin türüne bağlı. Tamamen elektrikli MINI Cooper SE ile benzinli MINI Cooper S arasında yapılan bir karşılaştırma, aradaki farkı oldukça net bir şekilde gösteriyor. Buradaki temel kriterin küresel ısınma potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz.

  • MINI Cooper SE’yi AB’de yaygın olarak kullanılan karma elektrikle (%37’ye kadar fosil yakıtlardan elde edilir) şarj ederseniz 30.000 kilometreden sonra MINI Cooper S modeline kıyasla iklim açısından daha iyi (düşük) bir ısınma potansiyeli sunacaktır.
  • Batarya yeşil elektrik kullanılarak şarj edilirse MINI Cooper SE sadece 19.000 kilometre sonunda S modelini geride bırakacaktır.

MINI Cooper SE kullanım ömrü boyunca AB’de yaygın olarak kullanılan karma elektrikle şarj edilirse MINI Cooper S modeline kıyasla iklim üzerinde %40 daha düşük ısınma potansiyeline, yenilenebilir enerjiyle şarj edilirse %70 daha düşük potansiyele sahip olacaktır.

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

MINI Cooper SE: Ortalama enerji tüketimi (kWsa/100 km): 17,6 – 15,2 (WLTP); Ortalama yakıt tüketimi (l/100 km): 0, Ortalama CO2 emisyonu (g/km): 0, Elektrikli menzil (km): 234 - 203 (WLTP), MINI Cooper S 3 Kapı: Resmi ortalama yakıt tüketimi (l/100 km): 6,6 – 6,2 (WLTP), Resmi ortalama CO2 emisyonu (g/km): 151 – 140 (WLTP)

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

MINI Cooper SE Countryman All4: Ortalama enerji tüketimi (kWsa/100 km): 15,9 – 14,8 (WLTP), Ortalama yakıt tüketimi (l/100 km): 2,1 – 1,7, Ortalama CO2 emisyonu (g/km): 47-39 (WLTP)

MINI ÜRÜN YELPAZESİ ÇEVRE DOSTU HALE GELİYOR.

Kendimize iddialı bir hedef belirledik: 2030 yılına kadar tüm modellerimiz tamamen elektrikli olacak. İçten yanmalı motora sahip son yeni MINI modeli 2025’te piyasaya sunulacak.

Daha sürdürülebilir bir model yelpazesi oluşturma yolunda önemli ilerlemeler kaydettik. 2019 yılına gelindiğinde, satılan tüm MINI otomobillerin yüzde beşlik bölümünü MINI Countryman plug-in hybrid modeli oluşturuyordu. 2020 yılında MINI Cooper SE’nin lansmanıyla elektrikli modellerin pazar payı 2021'in ilk yarısında %15’e yükseldi. Tamamen elektrikli modellere talebin son derece yüksek olması nedeniyle MINI’nin üretim kapasitesini iki katına çıkarması gerekti.

KÜÇÜK ORMAN. BÜYÜK ETKİ.

Küçük alanları yaratıcı şekilde kullanmak MINI felsefesinin temellerinden birini oluşturuyor. Bu anlayışımızı artık sürdürülebilirlik için de kullanmayı hedefliyoruz. Bu nedenle, İngiltere’deki MINI Swindon üretim tesisinin hemen yanında küçük bir orman oluşturduk. MINI olarak Küçük Orman girişimini desteklemek adına Earthwatch Europe adlı çevre örgütüne katıldık.

Peki Küçük Orman tam olarak ne anlama geliyor? Bu girişim kapsamında, tenis kortu büyüklüğünde bir alana 600 yerli ağaç dikiliyor. Ağaçların birbirlerine bu denli yakın olmaları daha hızlı büyümelerini ve bu sayede 30 kata kadar daha fazla karbondioksit tutmalarını sağlıyor. Zaman içerisinde 500’den fazla farklı bitki ve hayvan türü bu tarzdaki küçük bir ormanı yuvaları haline getirerek biyolojik çeşitliliği artırabiliyor. 2022’de başka bir Küçük Orman girişiminin MINI’nin Oxford tesisinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Earthwatch Europe, öğrencilerin yardımıyla bu küçük ormanların iklimsel ve ekolojik etkileri hakkında veri topluyor. Bu ağaçlar aynı zamanda kentsel alanlara sosyal buluşmalar için yeşil alanlar sağlayarak önemli başka bir amaca daha hizmet ediyor.

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

MINI UK

>
Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

GELECEĞE DAİR BİR BAKIŞ.

MINI, gelecekte şehir içi mobilite için mükemmel otomobili nasıl şekillendiriyor? MINI Vision Urbanaut, bu soruya verilebilecek en iyi yanıtlarından biri. İç mekanın vizyon sahibi bir biçimde yeniden yorumlandığı bu otomobil, mobiliteyi yeniden tanımlamanın yanı sıra kendi kişisel “MINI anlarınızı” yaşamanıza da olanak sağlıyor. Bunları yaparken elbette sürdürülebilirliğe de öncülük ediyor.

MINI Vision Urbanaut’un tamamen elektrikli bir otomobil olduğunu belirtmeye gerek bile yok. Otomobilde deri ve krom yerine geri dönüştürülmüş kumaş gibi malzemeler kullanılıyor ve bu sayede otomobil sürdürülebilir özellikleri ile dikkat çekiyor. MINI’nin “Akıllı Alan Kullanımı” felsefesine uygun olarak tasarlanan otomobil, yolda minimum alan kaplarken maksimum iç hacim sunuyor. Günümüzde çoğu sürücü otomobillerini haftada yalnızca 9 saat kullanırken MINI Vision Urbanaut yolcularına bir yolculuktan fazlasını vadediyor. Oturma odasını andıran bir tasarıma sahip iç mekanın yanı sıra akıllı ve esnek alan kullanımı, otomobili gideceğiniz yere vardıktan sonra bile dinlenip rahatlayabileceğiniz, arkadaşlarınızla ve ailenizle keyifli vakit geçirebileceğiniz mükemmel bir ortam haline getiriyor.

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

PAYLAŞMANIN ÖNEMİ.

Aşırı trafik yoğunluğunun neden olduğu sorunlar, şehir içi mobiliteyi MINI’nin önem verdiği konulardan biri haline getiriyor. Bir otomobilin kullanılmadığı zamanlarda kapladığı geniş alan nedeniyle şehirlerde hissedilen park yeri ve açık alan sıkıntısı bu sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Otomobil paylaşımı, bu soruna basit bir çözüm olabilir. İnsanların otomobillerini paylaşmaları, daha az sayıda otomobilin daha sık kullanılması sayesinde trafikteki toplam otomobil sayısının azalması anlamına gelebilir. Ayrıca, çoğu kullanıcı otomobil paylaşımının kendi otomobillerine sahip olmakla karşılaştırıldığında maddi açıdan tasarruf sağladığını düşünüyor.

Bu sorun için özel bir çözüm geliştirdik. Ekim 2020’den itibaren İspanya’da ve Mart 2021’den itibaren Almanya ve Hollanda’da başlattığımız uygulama kapsamında MINI sahipleri, MINI Sharing Uygulamasını kullanarak otomobillerini başkalarıyla paylaşabiliyor. Bir MINI’yi paylaşmak oldukça kolay. Otomobil sahibinin yanı sıra ailesi ve arkadaşları, otomobili rezerve etmek, konumunu bulmak, kapıları kilitleyip açmak ve motoru çalıştırmak üzere MINI Sharing Uygulamasını kullanarak sürüş planları oluşturabiliyor. MINI Sharing Uygulamasının yakın tarihlerde diğer ülkelerde de kullanıma sunulması planlanıyor.

Özel otomobil paylaşımı bu uygulama sayesinde artık çok daha kolay. Üstelik, otomobil paylaşımı özellikle şehirlerde yaşam kalitesini yukarıya çekmek açısından pek çok avantaj sunuyor. MINI Sharing hakkında merak ettiğiniz tüm bilgileri MINI İnternet sitesinden bulabilirsiniz.

GELECEĞİN ŞEHİRLERİ İÇİN YENİ FİKİRLER.

Geleceğin şehirlerinde hayat nasıl olacak? Şehirleri nasıl daha sürdürülebilir, yaşanabilir ve keyifli hale getirebiliriz? MINI, bu sorulara yanıt bulmak üzere geleceğin şehirleri için yaratıcı fikirler geliştiren Start-Up şirketlere yönelik bir destek programı olan URBAN-X projesini başlattı.

Başladığı tarihten bu yana URBAN-X projesi, Brooklyn-New York’ta bulunan Farmshelf de dahil olmak üzere 70’ten fazla Start-Up girişimine destek sağladı. Kapalı mekanlarda yenilebilir ürünler yetiştirmek üzere devrim niteliğinde bir yöntem geliştiren Farmshelf’in sistemi bir restoranda veya evde kurulup işletilebiliyor. Sistemin temelinde yer alan fikir, yiyecekleri tüketildikleri yerde yetiştirmek üzerine kurulu. Bu sayede nakliye, depolama alanı ve soğutma ihtiyacı azaltılmış oluyor.

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

(Credit: Farmshelf)

>
Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye
GERÇEK ANLAMDA BENZERSİZ BİR ŞEY YARATTIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM.
Tasarımcı Paul Smith’in MINI Strip hakkındaki sözleri

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKLE BULUŞAN TASARIM.

İngiliz moda tasarımcısı Paul Smith tarafından yaratılan MINI Strip konsept otomobilini sürdürülebilir malzemelerin kullanıldığı sade ve sofistike tasarıma sahip bir otomobil olarak tanımlayabiliriz. Bu otomobilin belki de tek eksiği, yalnızca bir tane üretilmiş olması.

Bu otomobil özelinde, Smith’in daha önce MINI modelleri üzerinde sergilediği tasarım becerilerinden farklı bir yaklaşım görüyoruz. Örneğin, Smith’in 1999 yılında klasik bir Mini modelini renkli çizgilerle yorumladığı ünlü tasarımında yalnızca estetiğe odaklanan bir yaklaşım hissediliyordu. Ancak bu kez sürdürülebilirliği ön plana alan tasarımıyla Smith, tamamen elektrikli MINI Cooper SE’yi baştan aşağı sadeleştiriyor. Otomobilin gövde bölümünde yenilenebilir malzemelerin kullanımı dikkat çekiyor. Örneğin, ön panelin üst kısmı, bagaj rafı ve kapı omuzlarının tamamında geri dönüştürülmüş mantar malzeme kullanılıyor. Hepimizin tanıdığı siyah MINI şeritlerinin yanı sıra ön ve arka rüzgarlık parçalarında 3D baskı tekniği ile işlenen geri dönüştürülmüş plastik malzeme karşımıza çıkıyor.

İç tasarımda öne çıkan canlı mavi renkteki çelik gövde, son derece sade iç mekanın cazibesini artırıyor. Yalnızca şeffaf bir boyanın kullanıldığı dış gövdede ise üretimden kaynaklı küçük çizikler ve diğer izler görülebiliyor. Bunlara kusur denilebilir mi? Tasarımını “kusurluluğun kusursuzluğu” olarak adlandıran tasarımcı Paul Smith’e göre bu sorunun yanıtı “hayır”.

Sürdürülebilir Mobiliteye Giden Yolda MINI'ye Dair 8 Gerçek | MINI Türkiye

İKLİM NÖTR BİR MEDYA ETKİNLİĞİ.

Koronavirüs pandemisinden önce, farklı ülkelerden medya temsilcileri yeni bir modelin tanıtımına bizzat tanık olmak için genellikle dünyanın dört bir yanından seyahat ederdi. Bu düzen, Ocak 2020 tarihinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli MINI Cooper SE’nin basın lansmanında da olduğu gibi sektörde yaygın bir uygulamaydı. Ancak, Miami-Florida’da gerçekleştirilen bu etkinlik, MINI’nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını göstermesi bakımından biraz farklıydı.

MINI Ekibinin yanı sıra gazetecilerin dönüş yolculuklarının neden olduğu tüm CO2emisyonu telafi etmek üzere MINI tarafından çevre sertifikaları satın alındı. Bu sertifikalar, Güney Amerika kıtasında gerçekleştirilen ve aralarında Uruguay’da bulunan Peralta Rüzgar Çiftliğinin de yer aldığı rüzgar enerjisi projeleri için kullanıldı. Günümüzde Peralta’da yaklaşık 50.000 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak 25 türbin bulunuyor. Ayrıca, Patagonya bölgesinin Arjantin’e bağlı kısmında hayata geçirilen bir rüzgar projesi için destek de sağlandı.

Etkinlik kapsamındaki test sürüşlerinde kullanılan MINI Cooper SE modelleri, yalnızca yenilenebilir enerjiden elde edilen elektrik kullanılarak şarj edildi. Bu sayede, gazetecilerle gerçekleştirilen test sürüşleri ve fotoğraf çekimleri de iklim dostu şekilde yürütüldü.

Bu 8 senaryo, MINI’nin geleceğin mobilitesine dair öngörülerinden yalnızca birkaçını temsil ediyor. Bunların bir kısmını şimdiden başardık. Ancak, gerçek anlamda sürdürülebilir mobiliteye giden yol uzun bir süreç olacak. Bu süreç, muhtemelen hepimizin daha sürdürülebilir şekilde yaşayıp hareket edebileceği yeni yollar göstermeye devam edecek. Ancak, kesin olan bir şey var: MINI olarak bunu dört gözle bekliyoruz. Çünkü, sürdürülebilir mobilitenin aynı zamanda oldukça keyifli olabileceğini biliyoruz.