Çerez kullanımına dair iznini yönettiğimiz araç geçici olarak çevrimdışı. Bu nedenle çerez izni gerektiren bazı işlevler eksik olabilir.
ŞEHRİN GÜNCEL SANAT TAKVİMİ.
Yazın dağınık, plansız ritmi yerini detaylı ve dolu dolu takvimlere bırakırken, bu dönüşümün en görünür işaretlerinden biri de şehrin yeniden canlanan kültür & sanat sahnesi. İstanbul Modern’den Arter’e, sanat tutkunlarının vazgeçilmez durakları yeni temalara ve bambaşka disiplinlerden sanatçılara ev sahipliği yapıyor. 212 Photography İstanbul ve Artweeks İstanbul gibi yılın beklenen sanat etkinlikleri de yakın zamanda sahneye çıkıyor ve şehrin kültür takvimini bir anda yoğunlaştırıyor.
Çocukluktan yetişkinliğe, Eylül ayını özel kılan hisler aslında çok da değişmiyor: Canlanan bir şehir, yeni başlangıçlar ve tüm bunların beraberinde getirdiği o keşif duygusu. En bilindik sanat duraklarına ilk kez konuk olan sanatçılardan, kültür & sanat haritasına eklenen yeni mekanların niş sergilerine, puzzle’ın tüm parçaları bu keşif hissini besliyor. Şehrin canlanan sanat sahnesi, “Sanat ruhtan günlük yaşamın tozunu silip atar” diyen Pablo Picasso’nun sözlerinden ilhamla uzun aylara devam edecek bir ritmin içinde ruhu canlı tutmak için yola çıkıyor.
EN ÇOK BEKLENENLER.
Her yıl sanat takviminin en çok beklenenleri arasında yerini alan 212 Photography İstanbul, 26 Eylül-11 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek dokuzuncu edisyonunda, fotoğrafın 200. yaşını farklı ülkelerden sanatçıları ağırlayan geniş kapsamlı bir programla kutluyor. Fotoğrafı şehrin farklı noktalarında güvenilir kılmak isteyen, programına sergiler, atölyeler, söyleşiler, paneller, film gösterileri ve performanslar da eklenen festivalde, 60’tan fazla sanatçı bir araya geliyor. Collectors Edition ile Türkiye’nin önde gelen özel sanat koleksiyonlarından üçünü Akaretler Sıraevler’de bir araya getiren Artweeks Istanbul ise bu yıl 16 Eylül – 8 Kasım tarihlerinde gerçekleşiyor. Modern ve çağdaş sanattan farklı kuşakları buluşturan sergiler, Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin yıllar içinde oluşturdukları koleksiyonlardan seçkilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin çağdaş sanat sahnesine dinamik bir soluk katan Contemporary İstanbul da yirmi birinci edisyonu için bir kez daha Tersane İstanbul’da yerini alıyor. 23 Eylül’de özel gösterim ile başlayan sanat fuarı; 24 ile 27 Eylül tarihleri arasında tüm sanatseverler tarafından ziyaret edilebiliyor.
TANIDIK DURAKLARDA YENİ İSİMLER.
Karaköy’den İstiklal Caddesi’ne İstanbul’un tarihini yaşatan duraklardaki tanıdık sanat durakları Eylül ile birlikte bir kez daha yeni isimleri ve özel kürasyonları misafir ediyor. İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında”, ismini farklı zamanları ve deneyimleri birbirine bağlayan bir renkten alıyor. Maviyi; denizleri, ufukları, düşleri, özgürlüğü, mesafeleri ve yakınlaşmaları çağrıştıran bir renk ve fon olarak ele alan sergide, Türkiye ve dünyanın çeşitli coğrafya ve dönemlerinde üretim yapan sanatçıların yapıtlarını tarihsel ve tematik eksenlerde bir araya geliyor. Bu seçki 8 Eylül 2026-31 Aralık 2027 tarihleri arasında keşfedilmeyi bekliyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin 26 Eylül itibarıyla kapılarını açıp 12 Temmuz 2027’ye kadar izleyiciyle buluşturacağı “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisi; 20. yüzyılın başlarında ilk sanat eğitimlerini İstanbul’da aldıktan sonra Paris’e resim eğitimine gönderilen ve 1914’te I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla yurda dönen, dolayısıyla “1914 Kuşağı” olarak anılan ressamlara odaklanıyor. Arter’deyse “Gökyüzü Şekerdendi” başlıklı grup sergisi, 24 sanatçının Arter Koleksiyonu’ndaki eserlerini “ev & yuva” ve “yurt” kavramları etrafında bir araya getiriyor. Yuva bulmak ve yuvaya dönmek: Mesken tutma ile yolculuğu buluşturan bu iki temel insani çaba, sergideki birçok eserin günümüzün jeopolitik kırılmaları ve toplumsal çalkantıları ışığında irdelediği konular arasında yer alırken bu seçkiyi 19 Eylül’den 28 Mart 2027’ye kadar Arter’de deneyimlemek mümkün. Son olarak; Borusan Contemporary iki yeni sergiyle şehrin sanat takvimine katkıda bulunuyor. Rafael Lozano-Hemmer, teamLab, Quayola ve Memo Akten gibi yeni medya sanatının öncü isimlerinin yanı sıra, Kemal Önsoy’un figürasyon ile soyutlama arasında gidip gelen eskizlerini bir araya getiren Perili, insan-sonrası estetiğe uzanan bir izlekte gerçeklik, hafıza ve özne kavramlarını yeniden sorgularken; Zaman Mekân Geometri sergisi özgün optik tekniklerle ürettiği fotoğraflarıyla tanınan Olivo Barbieri’nin çalışmaları aracılığıyla izleyicileri farklı coğrafyalar arasında görsel bir yolculuğa çıkarıyor.
ÇAĞDAŞ SANATA YER AÇANLAR.
Beyoğlu'nun ara sokaklarında, Nişantaşı'nın sakin köşelerinde ya da Karaköy'ün eski han binalarında saklı butik galeriler ve sanat durakları da Eylül'le birlikte kapılarını genç ve deneysel işler üreten sanatçılara açıyor. Örneğin; Sevil Dolmacı Gallery, yeni grup sergisi “Making Worlds. Systems of Being”de Nilbar Güreş’ten Miao Ying’e kadar dünyanın dört bir yanından on sanatçının işlerini dünyayı algılama biçimlerimizi sorgulamak üzere 9 Eylül- 9 Ekim tarihlerinde bir araya getiriyor. Özellikle çevrimiçindeki estetik ve kimlik kavramlarıyla yakından ilgilenen Christiane Peschek ise “Anka Kuşu Kalesi” başlıklı yeni sergisi ile bir kez daha SANATORIUM’a 17 Eylül- 31 Ekim tarihleri arasında konuk oluyor. Yaklaşan dönemin merakla beklenen sergilerinden bir diğeriyse ISTANBUL'74 çatısı altında hayat buluyor. Şiirsel diliyle tanınan ve özellikle "ateş şiiri" çalışmalarıyla öne çıkan Robert Montgomery'nin eserleri İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor. Montgomery’nin çığır açan eserlerinden bir seçkiyi ilk kez sergilenen yeni yapıtlarla bir araya getiren sergi, sanatçının hem evrilen üretim pratiğini hem de İstanbul ile olan köklü ilişkisini yansıtıyor.23 Eylül’den itibaren bu sergi keşfedilmeyi bekliyor
İLGİNİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR:
MINI ROTALAR: AKYAKA’DA YAZIN HAFİFLİĞİ